İçeriğe geç

Mehmet Şimşek, Kemal Derviş’in Öğrencisi Gibidir!!

Mehmet Şimşek, Kemal Derviş’in Öğrencisi Gibidir!!

Milli Yol Partisi sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Yunus Ekşi; “Mehmet Şimşek adeta Kemal Derviş’in öğrencisi gibi onun uygulamış olduğu Türkiye’yi uygulamış olduğu zulüm politikalarını uyguladığını görüyoruz” dedi.

 

Milli Yol Partisi sözcüsü Ekşi, yaptığı basın toplantısında şunları söyledi;

 

“Türkiye bildiğiniz gibi bir seçim atmosferinden çıktı. Seçim atmosferinden sonra halkımıza vaat edilen birçok konunun akabinde bunların nasıl ödeneceğini sözlerin nasıl yerine getireceği ile ilgili Milli Yol Partisi sürekli ekonomik sistemin içerisinde Asıl sorun sorgulanmadan bu vaatlerin yerine getirilemeyeceğini altını çizdik şimdi geldiğimiz sonuç ise halkı aldatmaya yönelik algıya yönelik birçok şeyin Aslında asılsız olduğunu gördük. Gabar dağında petrolün çıkması Karadeniz’de bulunan büyük doğalgaz yatakları halkın oyunu almak için bir ay ücretsiz doğalgaz vermesi dönemi bittikten sonra şimdi hükümet adeta sağanak yağmur gibi vergileri yağdırmaya başladı. Bu vergileri yağdırırken de çok daha enteresan olan şey daha önce itiraz etmiş olduğu politikalara tamamen sadık olacak şekilde geri bir dönüş yaptı.”

 

“Daha önce suçlamış olduğu Mehmet Şimşek’i ekonominin başına getirdi”

 

“Daha önce “faizin düşmanıyım” dediği halde sayın cumhurbaşkanı adeta faizin dostu olacak şekilde faizleri neredeyse ilk etapta %100’e yakın arttırdı. Vergilerdeki %100 artışın ötesinde adeta hukuki olmayan ve Anayasaya aykırı olan, geliri olmadığı halde insanları da dolaylı vergiler üzerinden vergiler alınmaya başladı. Biz burada bunları ifade ederken daha önce halkımızı bu bağlamda uyandırırken bizim Türk siyasetinde Milli Yol Partisi olarak farklı bir siyasi felsefe ile Türk siyasetine girdiğimizi mevcut sisteme alternatif olduğumuzu dolayısıyla sistem değişmeden yapılan bütün çalışmaların sonuç itibariyle bir avuç insana hizmet edeceğini ifade etmiştik.

 

Bugün geldiğimiz sonuç budur. Milletin kaderi bir insanın iki dudağı arasında çıkacak olan kelimelere bağlandı. Adeta millet bu sürecin içerisinde narkozlandı. Hükümetin yapmış olduğu bütün zamlar halkın bir kesimi tarafından muhalefet yapıyormuş gibi aklın kabul etmeyeceği şekilde suçlamalara şahit oluyoruz. Bu bize şunu gösteriyor hükümet kendisini halka kabul ettirme anlamında basın yoluyla sosyal medya yoluyla müthiş bir algı kullandı ve kullandığı bu algıda da başarılı oldu. Halk öyle bir noktaya getirildi ki insanların zorunlu ve doğal olan ihtiyaçlarına özel tüketim vergileri denilerek bu özel tüketim vergileri üzerinden de akıl almaz bir şekilde artışlar oldu.”

 

“Mehmet Şimşek adeta Kemal Derviş’in öğrencisi gibi”

 

“Hepimiz bu Enflasyonist ortamda etkileniyoruz ama bir kesim var ki etkilenen adeta onlara zulmediliyor. Onlar da emeklilerimizdir. 7500 lira gibi bir maaşla kirasını ödemesi beslenmesi çocukların ihtiyacını karşılaması ve oradan artan bir şey olursa da sosyal faaliyetler de imkan kullanması gibi kendilerine sunulan gülünç bir olarak var. Bu insanlarımıza bunları ifade ettiğimiz zaman Tayyip Bey’in bir şekilde sorunları çözeceği inandı inanmıştı. Halkın büyük bir kısmı AK Parti’ye değil Tayyip Bey’e güveniyor. Oysa Tayyip Bey bugüne kadar ekonomi ile ilgili ne söylediyse tam tersini yaptı. Ekonomiyi getirmiş olduğu nokta şu anda tam bir facia. Çok daha ağır bedelleri bize ödettireceğini biz biliyoruz. Bu sistemi devam ettirme taraftarı olduğunu da görüyoruz. Sistemi değiştirme taraftarı olmadığını da görüyoruz. Mehmet Şimşek adeta Kemal Derviş’in öğrencisi gibi onun uygulamış olduğu Türkiye’yi uygulamış olduğu zulüm politikalarını uyguladığını da görüyoruz.

 

Mehmet Şimşek tasarruf yapacağız diyerek devlette bir takım tasarruflardan bahsediyor. Aslında kastetmiş olduğu şey devletin yapacağı harcamaları ve yatırımları kısmaktır. Üç tane 5 tane arabaya binmemekle bu işin tasarruf olmayacağını daha önce görevdeyken kendisi zaten kendi Gayri Safi içerisindeki oranın ne kadar düşük olduğunu söylemiştir. Dolayısıyla şu anda ekonomi ile ilgili karşı karşıya olmuş olduğumuz durum hükümetin daha önce uygulamış olduğu politikaları tam tersidir.”

 

“Hükumet küresel elit finans sistemine tam teslim olmuştur

 

“Neden? Çünkü o kadar çığırını aşacak bir şekilde borçlandı ki bu borçların ödenmesi mümkün değildir. Merkez Bankası zaten eksi veriyor. Kısa vadede 207 milyar dolara dayanmış ödemeniz var. Sizin harıl harıl borç bulmanız lazım.

 

Bu milletin iktisadi olarak bağımsızlığının tehlikede olduğunu seçime girmeden önce de ifade etmiştik. Bu milletin ve devletin başına en büyük belanın PKK’dan daha tehlikeli olan şeyin Borca ve Faize Dayalı Para Kredisi Sistemi (BDPS) olduğunu ifade etmiştik. Şimdi gelmiş olduğumuz noktada uygulanan politikalar tamamen mevcut borca dayalı para kredi sistemini devam ettirmek içindir. Bunun somut örneğini vergilerdir. Normalde bir sosyal devletin Adil bölüşümü gerçekleştirmek için vergileri ekonomi içerisinde bir dengeleme aracı olarak kullanılır. Ama bugün vergiler görüyoruz ki topluma zulme dönüşmüştür. İnsanlar doğal ihtiyaçlarını karşılayabilmek için ödemiş oldukları vergilerle alım gücü son derece düşmüştür.

 

Bizi bu duruma getiren unsuru nedir diye tekrar baktığımız zaman milli Yol Partisi’nin diğer siyasi partilerden ısrarla altını çizdiği farklı bir ekonomik bakış açısı vardır. Biz ekonomiyi tüketim ekonomisini destekleyen bir borç ekonomisi olarak tanımlıyoruz. Başka bir ifade ile para kredi sistemi bu millete ve bu devlete kurulmuş bir tuzak olarak tanımlıyoruz. Bunun uygulayıcıları Merkez Bankası ve bankacılık sistemi devleti ve millet esir almış milleti sürekli borçlandıran bir sistem olduğunu görüyoruz. Bakın bugün tüketici kredileri ve kredi kartları borçları iki trilyon 180 milyara dayanmıştır. şimdi bu rakamların ödenmesinin mümkün olmadığını biz çok iyi biliyoruz. Burada finansal anlamda çevrilen tiyatronun ne olduğunu diğer siyasi partilerden farklı olarak biz çok iyi biliyoruz. Çünkü seçim atmosferi içerisinde muhalefet de bu süreci nasıl çözeceği kendilerine kamuoyu tarafından yönetildiği zaman söylemiş oldukları ve bugün aynen Mehmet Şimşek’in uyguladığı şeylerdir. Bugün muhalefet iktidara gelmiş olsaydı uygulayacağım farklı politikalar olmayacak, kucağımızda çok büyük sorunlar bulduk diyeceklerdir.

 

Bu bağlamda doğru ama bu sorunları çözme anlamında farklı bir paradigma ile milleti ve Devleti bu borç tuzağından çıkaracak yeni bir ekonomik modelle kesinlikle öneri sahibi değillerdir. Biz bunları hem söylemlerimizde hem parti programlarımızda çok açık bir şekilde ifade ettik. İktidar ve milli muhalefetin ekonomik önerileri ve savları bir araya gelse yine mevcut sorunu çözmesi mümkün değildir. Çünkü adeta bir borç ekonomisine iman edildiğini görüyoruz. El alem ne der bu para kredi sistemine müdahale edersek, Paranın borç olarak üretilmesine mücadele edersek, Finans kuruluşları Finans çevreleri ne der endişesiyle bu millete bu borçlar ve faizler ödettiriliyor.”

 

“Yeniden Refah Partisi mecliste itiraz edemez hale geldi”

 

“Şimdi milletimize toplumumuza sesleniyoruz.
Meclise girmemiş haldeyken mangalda kül bırakmayan Yeniden Refah Partisi 5 milletvekiliyle meclise girdikten sonra vergi oylamaları yapıldığı zaman 5’ide mecliste değildi. Ama mangalda kül bırakmıyordu. Babası rahmetli Erbakan “mecliste bir tane milli görüşçü bile olsa hakkı ve hukuku savunur” demişti. Ama sen 5 milletvekili ile seçildi. Batan Titaniğe binmem dedi, 20 yıllık günaha ortak olmam dedi. Ama daha 5 milletvekilinle mecliste itiraz dahi edemez hale geldi. Sonra kamuoyuna sessiz sedasız bir basın açıklaması yapıyor. Kamuoyundan takip ettiğimiz kadarıyla bazı ilim adamları bu davranışlarından dolayı partisinden ayrıldığını da görüyoruz.

 

Buradan Yeniden Refah Partisi’nin tabanına da sesleniyorum…
Sizin duygularınızı, düşüncelerinizi, dünya görüşünüzü, inanç değerlerinizi vb. Yeniden Refah Partisi mecliste uygulayamaz. Çünkü eklemlenmiştir her ne kadar bağırsak, çağırsak ve kızsakta sonuç değişmeyecektir.

 

Acı olan bir şey daha var. Saadet Partisi genel başkan vekili Sabir Tekir bildiğim kadarıyla bir konuşmasında tercihen İMF den borç alınması gerektiğini ifade etmiş. Dışarıdaki tefecilerden bu kadar yüksek borçlanarak İMF ile yapılacak olan bir standby anlaşması üzerinden siyasal olarak belki iktidarın eli kolu bağlanacak diye bu kadar yüksek faizleri ödemeye rıza gösterdi. Ancak muhafazakar olarak bildiğimiz Saadet Partisi’nin yöneticisinin bu ifadeyi kullanması bu bağlamda olabilir. Ancak bu kendi tabanında Kabul edilebilir bir şey değildir. Çünkü bu millete ve bu devlete operasyonu içeriden ve dışarıdan faiz sistemi ile yapılıyor. Bugüne kadar IMF’nin ne yaptığı da bellidir. Vereceği düşük faizdeki kredilerle de mevcut sorunları çözmeniz mümkün değildir. Sabri Tekir beye buradan tavsiyem, Türkiye’nin 475 milyara dayanmış olan akıl almaz olan ve kapanamayacak borcu oluşturan borca dayalı para sistemine itiraz etmeyi tavsiye ediyorum. Rahmetli Erbakan’ın Türk siyasetinde itiraz etmiş olduğu temel şey buydu. Sizde bu çizgiden maalesef çıkmakla karşı karşıyasınız. Mecliste Gelecek Partisi ile kurmuş olduğunuz grupla yine mecliste ekonomik sisteme itiraz etmeniz gerekiyor. Ekonomik sistemin değişmesi gerektiğini ifade etmeniz gerekiyor.

 

Milli Yol Partisi olarak durduğumuz yer, iktidar ya da muhalefet fark etmeksizin yanlışlarıyla eleştirmektir. Çünkü Türk siyasetinde yeni bir muhalefet anlayışının oluşması gerektiğine inanıyoruz. Meclisteki milletvekillerinin partinin milletvekili değil milletin milletvekili olması gerektiğine inanıyoruz.”

 

“İçler acısı durumdayız…”

 

“Dolayısıyla milletimizin şu anda maalesef karşı karşıya kalmış olduğu içler acısı olarak şudur. Merkezi yönetim bütçesi 2022 yılı haziran ayında 31 milyar 59 milyon açık vermişken, 2023 yılında bu açık 219 milyar 637 milyona çıkmıştır. Bütçe açığı ne demektir? Bütçe zararı demektir. Bu açığın gittiği yer neresidir? Faiz demektir. Bu paralar faize gidecektir. Birde bunların üzerine Kur Korumalı Mevduat (KKM) faiz farklarındaki eklediğiniz zaman zaten karşınıza bir facia çıkıyor.

 

Değişim ve dönüşümün gerçekleşmesi için bizim ifade ettiklerimiz sadece yapılan yanlışları söylemek ve bunları eleştirmek değildir. Bunları tespit ederken bir sistemsel değişimin olması gerektiğini de söylüyoruz. Kaçınılmaz olarak bu yapının içerisinde ya kuru tutacaksın ya faizleri arttıracaksın. Bu sistemin içerisinde her iki durumda da kazanan bu sistemin kurucuları olmaktadır. Çok acıdır ki Türk siyasetinde finansal sistemle ilgili siyasilerin çözüm önerileri yoktur. Önlerine konmuş olarak okullarda öğrenmiş oldukları kuramlar olarak ve dünya gerçeği olarak haksızlığı dayatan bir sistemi uygulamaktadırlar. Bunlara itiraz etmek için ise bir paradigma değişimi yeni bir ekonomik felsefi anlayışı gerektirir. Adil bölüşümü gerektirir. Nüfusun %99’unun, nüfusun %1’ine çalışamayacağı inancını gerektirir. Aksi takdirde enflasyonla talepleri kısarak insanların alım gücünü düşürerek mücadele etmeniz mümkün değildir. Kepenkleri kapatırsınız ekonomik durgunluğa sebebiyet verirsiniz ve önünüze çıkacak olan büyük bir sorunu çözemezsiniz. Çünkü bugüne kadar böyle olmuştu. Bu sistem asla milletimize ve devletimize fayda sağlayan bir sistem değildir.

 

Biz Milli Yol Partisi olarak bunun mutlaka değişmesi gerektiğine inanıyoruz. Aksi halde önümüzdeki günlerde vergiler çok çok daha arttırılacaktı. Zorunlu ihtiyacı olan insanları özel tüketim vergisi adı altında %50 %100’ün üstüne çıkacak rakamlara taşıyorsunuz. Tarih parayı Lidyalıların, vergiyi de Sümerlilerin bulduğunu biliyoruz. Ama dünya tarihinde vergiden vergi almayı da Türklerin bulduğunu göstermiştir. Vergiden vergi almak ta ne demek? Anayasal olarak geliri olmayan insanlardan vergi alamazsınız. Siz anayasayı, uygulamış olduğunuz politikalarla zaten çiğniyorsunuz.”

 

“Cumhurbaşkanı yardımcısı neye dayanarak bir şeyler söylüyor?”

 

“Biz bu noktada ekonomiyi tanımlarken bir şeyin altını bir kez daha çiziyoruz. Mevcut ekonomik sistem devletimizi ve insanımızı sürekli borçlandırmaya yönelik kurgulanmış olan bir modeldir. Bugün ekranlarda çıkıp sırıtarak size diyorlar ki “şimdi tedbir almazsak ileride çok daha vahim sonuçlar olacak”. Cumhurbaşkanı yardımcısı bunu neye dayanarak söylüyorlar söylüyor? Çünkü gerçekler bu. Bu bedeli size ödettirecek, memura ödettirecekler.

 

Beka sorunu diyenler sizi korkutmuş oldukları şeylerin üzerinden şimdi de önünüze tencere sorununu getirdi koydular. Bu sisteme itiraz edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Meclise göndermiş olduğunuz milletvekillerine baskı yapılması gerektiğine inanıyoruz. Meclise yeni giren ve çiçeği burnunda daha ilk maaşlarını almadılar. Mecliste konuşma heyecanlılığını yaşıyorlar. Efendilere ne dediyse bu vergileri için hemen el kaldırdılar gördünüz mü? Size demokrasi oyunu oynamaktadırlar. Demokrasi partiler için var ama millet için maalesef yok. Bu arkadaşlarımız mecliste partisinden bağımsız hareket etmeye ne cesaretleri ne de yürekleri vardır. Millet için bir şeye itiraz etme cesaretleri yoktur. Bunu Yeniden refah partisinde çok net bir şekilde gördük. Tayyip Bey de “son dönemim” diyor. “Nasılsa millet beni seviyor” diyor. Bu sevgi ve bu muhabbetin üzerinden de gördüğünüz gibi çatır çatır bu millete bedeli ödettiriyor. “Faizin düşmanıyım” demişti şimdiden dostu pozisyonuna çıkmıştır. “Ben durduğum yerdeyim” demekle sizin sözünüzün milletin nazarında artık bir kıymeti harbiyesi yoktur.

 

Biz buradan hükümete bir tavsiyede bulunuyoruz. Hükümetin bu sözlerimize yine kulak kapayacağını biliyoruz ama tarihe not düşme ve milletimizi bir kez daha uyarı bağlamında bu cümleleri kuracağız. Mevcut ekonomik sistem borca dayalı bir para kredi sistemidir. Üretim ekonomisini felç eden bir sistemdir. Üreten insanları kanını emen bir sistemdir. Mevcut sistemde finansçılar bankacılar kazanmaktadır. Sizler bankacılık sisteminin faiz düzenini ayakta tutan politikaları benimsediniz. Söylediklerinizin tam tersini yapar hale geldiniz. Bunları ortadan kaldırmaya cesaretiniz yoksa, uygulayabilecek bilgi birikiminiz yoksa, milletin lehine devletin birliği ve bütünlüğünü sağlayacak olan iktisadi adımları atacak cesaretiniz oluşmuyorsa Milli Yol Partisi bu noktada da size bazı projeleri sunmaya ne yapılması gerektiğine dair önerilerde bulunmaya hazırdır. Bunları her fırsatta ifade ediyoruz. Etmeye de devam edeceğiz. Biz bunları söyledikçe halkımız bazen şüphe duyuyor diyorlar ki “efendim bu söylediklerinizi bu arkadaşlar bilmiyor. Sizin söyledikleriniz yapılabilir olsaydı bunları yapardı” diye hala millet bir umut bir güven besliyor iktidara.”

 

“Algıyı çok güzel kullanıp milleti yanılttılar”

 

“Bu dönemde bunun olmayacağını daha önce de ifade ettiğimiz gibi daha kötüye gideceğini de şimdi ifade ediyoruz. Siz algıyı çok güzel kullandınız millet yanılttınız. Şimdi millete bedel ödettiriyorsunuz. Hedefiniz yerel seçimlerde arttırdığınız vergileri sözüm ona seçime giderken bir kahramanlık yapacaksınız ve biraz düşüreceksiniz ekonomiyi iyiye gidiyor tiyatrosunu oynayacaksınız. Çünkü bugüne kadar yaptınız tiyatro buydu. Bundan sonra da yapacağınızı çok iyi biliyoruz.

 

Milli Yol Partisi olarak önümüzdeki yerel seçimlerde biz Türk siyasetinin yeniden inşa edilmesi ile ilgili ciddi çalışmalar ortaya koyacağız. Mevcut siyasi yapıların siyasi partilerin birbirleriyle ilişkisini yeni bir düzleme oturma çalışmalarını yürüteceğiz. Bu yürüteceğimiz çalışmalar bir parti eksenli olmaktan ziyade siyasi yapıların arasında bir kollektif akla ulaşma ve bunu da Türk milletinin gündemine taşımaktır. Bunu meclise sunacak bir program şekline dönüştürmek gibi temel bir amaç ve hedefimiz var. Gayemiz amacımız milletimizin zenginlikler üzerine otururken, buna rağmen fakirlik yoksulluk çekmesini Milli Yol Partisi olarak kabul edemiyor ve bunun milletimizin lehine dönüşmesi gerektiğine inanıyoruz.

 

Temel olarak mevcut politikaların değişmesi gerektiğine inanıyoruz. Türk millet kendi bağrından yeni bir ekonomik modeli oluşturması gerektiğine inanıyoruz. Borç dilenmeye çıkmadan onurlu bir Türk devletinin yeniden inşa edilmesi için Türk siyasetinde omurgalı İnsanların farklı siyasi partilerde de seslerini yükseltmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu vesileyle siyasi oluşum süreci içerisinde siyasi dokunuşlarımızı siyasi partilerle sürdüreceğiz” diyen Ekşi; “Gayemiz ve amacımız Türk devletine ve Türk milletine hizmet etmektir” diyerek sözlerini tamamladı…

 

***

 

Lütfen bizi takip edin ve beğenin:

Solverwp- WordPress Theme and Plugin

error

Bizi Sosyal Medyadan Takip Etmek İster misiniz!?

YouTube
YouTube
E-posta ile takip
RSS